Erişilirlik

Ulaşım ve lojistik alanındaki devrimler: Endüstri 4.0 kapsamındaki yeni teknolojiler

29 Temmuz 2019

Bugün iki lojistik uzmanına ulaşım ve lojistik alanındaki devrimler - yani, yeni teknolojiler ve Endüstri 4.0 - hakkında çapraz sorguyla üçer soru soracağız.

GEFCO Kıdemli Yenilik Müdürü olan Thierry Almès ile GE Digital’in Genel Müdürü ve Avrupa Hizmetleri Departman Başkanı olan Vincent Champain’in lojistiğe ilişkin gelecek teknolojilerle birlikte Endüstri 4.0’ın mevcut konumu hakkında neler düşündüklerini öğrenelim.

Robot bilimi ve otonom mekanizmalar ulaşım ve lojistik alanındaki performansı gerçekten de değiştiriyor mu?

Thierry Almès: Evet, bunlar gerçekten de performansı artıran iki ana unsur. Endüstri sahalarında parçaları depolama merkezinden montaj hattına durmaksızın taşıyan otonom ve sürücüsüz shuttle’lar (sürekli mekik dokuyan servis araçları) üretim hatlarının verimliliğini artırıyor. Kara yolu ulaşımı anlamında, birbirine bağlı ve birbirini takip eden sürücüsüz otonom yük kamyonlarının meydana getirdiği, “konvoy oluşturma (platooning)” adı da verilen konvoy üzerinde yapılan testler, bunun bireysel yük kamyonlarına kıyasla yakıt tüketimini %5 ila %15 arasında düşürdüğünü gösteriyor. Bu da yakıt giderlerini azaltırken, ulaşım performansını arttırıyor. Depolarda siparişlerin hazırlanmasına yardımcı olan robotlar ile büyük otomasyon sistemlerinden daha hafif ve esnek olup elleçlemede kullanılan otonom el arabaları bizlere değişkenlik gösteren taleplere uyum sağlama imkânı sunuyor.

Vincent Champain: Evet, her bir parseli kolaylıkla takip edebiliyor ve devamındaki ulaşım faaliyetlerinin (örneğin; yükleme, yolda olma, boşaltma ve teslim) durumundan haberdar olmaya devam ediyoruz. Üstü açık yük kamyonlarının sürücüleri, rotalarını en uygun hâle getirebilmeleri için “augmented (artırılmış)” teknoloji ile donatılmış durumda. Hava, rota ve trafik durumu hakkında sahip olunan bilgilerle, teknoloji bu sürücüleri A noktasından B noktasına belirli bir zaman diliminde %4 daha az yakıt tüketerek ulaşmak için ne zaman hızlanması ne zaman yavaşlaması gerektiği yönünde bilgilendirebiliyor. Yüklenici firma da aynı şekilde ya yarı-otonom ya da programlanması giderek daha kolaylaşan robotlar vasıtasıyla ”augmented” teknolojiden faydalanır durumda. Böylelikle verimlilikleri artıyor; meşakkatli ve tehlikeli görevlerden daha iyi bir şekilde kaçınabiliyorlar.

Nesnelerin İnterneti (IoT) birçok faaliyet sektörü için zorlayıcı bir olgu. Bunun ulaşım ve lojistik sektörlerinde şirketlere sunulan hizmet kalitesi üzerinde ne gibi bir etkisi var?

T.A.: Ulaşım vasıtaları (örneğin, kamyonetler ve paketleme araçları) üzerine yerleştirilip, özel bir iletişim ağı üzerinden bunların pozisyonları ve durumları hakkında düzenli olarak bilgi aktaran akıllı sensörler sayesinde IoT şirketlere ürün akışları ve ulaşım kaynaklarının kullanımına dair gerçek zamanlı görüş netliği sunuyor. Akışın bu şekilde takip edilebilir olması B2B (işletmeler arası) ve B2C (işletmeden tüketiciye) teslimlerde hizmet kalitesinin artırılmasına yardımcı oluyor. Aynı şekilde, bir depodaki tüm malların (koliler, kaplar, paletler vb.) hazırlama sürecinden gönderim sürecine kadar takip edilmesi sonucunda, şirketler ve tüketiciler tarafından verilen siparişlerde daha iyi teslim kalitesine ulaşılıyor.

V.C.: IoT bize, ister yukarı yönlü yani fabrika ve depo arası olsun ister aşağı yönlü yani depo ve mağaza arası olsun mal akışına dair daha iyi bir genel bakış sunuyor. Sensörler konteynırlar üzerine yerleştirilerek, bunların durumları (darbeler, sıcaklık vb.) ve konumları hakkında gerçek zamanlı bilgiler gönderebiliyor. Ve bunlar gitgide daha akıllı hâle geliyor: aya ilk insanı gönderen sistem kapasitesinin aynısını 2 Dolar’a elde edebiliyorsunuz! Lojistik zinciri ise daha öngörülebilir; yani örneğin, fabrikaların mağazalardan gelen taleplerdeki değişikliklere daha iyi cevap verebilmesine olanak sağlayarak ya da mağazaların promosyonlarını fabrikalarının durumuna göre ayarlamalarına imkân vererek, “yukarı yönlü” ve ”aşağı yönlü” akım esnekliğinden daha fazla değer elde edebiliyoruz.

Uluslararası şirketler esnekliğe günden güne daha fazla ihtiyaç duyuyor. Ulaşım ve lojistik bu zorluğun üstesinden gelmede ne gibi bir katkı sağlayabilir?

T.A.: Çözümü, gerek malların taşıyıcılar arasında gerekse bilginin yükleyiciler ile taşıyıcılar arasında paylaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla mal akışı yönetimini işbirlikçi dijital platformlar vasıtasıyla dijitalleştirmek ve söz konusu akışları gerçek zamanlı takip edebilmek için IoT’den faydalanmak. Bu teknolojilerden her ikisi de ulaşım şirketlerine büyük bir esneklik sağlayarak, bu şirketlere kendi uluslararası müşterilerini daha iyi desteklemeleri ve değişik taleplere daha iyi cevap vermeleri imkânını sunuyor. Benzer bir şekilde, bilgi paylaşımı lojistikçilerin stok kapasitesiyle çalışarak bu kapasiteyi, uluslararası müşterilerinin karşılaması gereken taleplerdeki değişikliklere göre ayarlamalarını sağlıyor.

V.C.: Lojistik global tedarik zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası. Bu doğrultuda lojistik, müşterilere “tam zamanında” diye nitelendirilebilecek teslimatlar yapmak ve kendini talepteki değişikliklere, ulaşım şartlarına ve altyapının durumuna adapte edebilmek amacıyla daha esnek ve daha öngörülebilir bir hâle gelmek zorunda. Tüm aşamaların birbirine bağlı olduğu bir sürecin parçası olmak zorunda ve bize örneğin, geçici bir süreyle üretimi rüzgar hızının yüksek ve dolayısıyla da yenilebilir enerjinin bol (fakat depolanamaz) olduğu bir bölgede konumlanmış bir tesise taşıma imkânını sunmalı. Ve elbette, sahip olduğu esneklik sayesinde hem masraflarımızı hem de çevresel ayak izlerimizi azaltmada bize yardımcı olmalı!

Paylaş